Selçukluların Bölgeye Girişi

1071 Malazgirt Zaferi’nin ardından Selçuklu güçleri Van ve çevresine yönelerek bölgeyi askeri-stratejik bir merkez haline getirdi. Türkmen aşiretlerinin yerleşmeye başlamasıyla Van, Büyük Selçuklu Devleti’nin doğu sınır noktalarından biri olarak önem kazandı.

Selçuklu döneminde özellikle Ahlat, Van Gölü çevresinin kültürel kalbi haline geldi ve “Kubbetü’l-İslam” unvanını aldı.

I M G 0717

Ahlatşahlar Dönemi: Bölgesel Gücün Yükselişi

Selçuklu etkisinin yerelleştiği dönemlerde bölgede Ahlatşahlar (Sökmenliler) Beyliği kuruldu. Bu beylik, Türk-İslam mimarisinin bölgede kök salmasını sağladı. Van Gölü havzası, bu tarihlerde Anadolu’nun en hareketli kültür merkezlerinden biri olarak kayıtlara geçti.

Moğol İstilası ve İlhanlı Yönetimi

13. yüzyılın ortalarında Moğolların Anadolu’ya ilerleyişiyle birlikte Van da yeni bir yönetim yapısına geçti. Moğol güçleri Ahlat ve çevresini ele geçirerek bölgeyi İlhanlı Devleti’nin kontrolüne bağladı.

I M G 0718

Bu dönemde:

• Moğol valileri Van’da doğrudan idare kurdu,

• Vergi sistemi yeniden düzenlendi,

• Ticaret yolları güvenlik altına alındı.

İlhanlı hâkimiyeti, Van’ın siyasi yapısında önemli değişimlere yol açtı ve şehir, doğu-batı ticaretinin kavşak noktalarından biri haline geldi.

Türk-İslam Kültürünün Kalıcılaşması

Selçuklu döneminde başlayan Türk yerleşimi, Moğol dönemi sonrasında daha da kalıcı hale geldi. Türkmen beyliği hareketliliğinin artmasıyla Van, ilerleyen yüzyıllarda Karakoyunlu, Akkoyunlu ve nihayetinde Osmanlı–Safevi mücadelesinin merkez şehirlerinden biri olmasına zemin hazırladı.

I M G 0719

Tarihi Süreç Bölgenin Kimliğini Şekillendirdi

Uzmanlara göre Selçuklu ve Moğol dönemleri, Van’ın hem demografik hem de kültürel yapısında kalıcı izler bıraktı. Bugün Ahlat’tan Hoşap’a, Van Kalesi’nden çevre köylere kadar uzanan pek çok tarihi iz, bu dönemlerin mirasını yansıtıyor.

Kaynak: Van Haber Yolu