Van YYÜ’lu uzman, fayların olumsuz yönleri kadar olumlu yönlerine de dikkat çekerek bu yapıların çift taraflı etkisini anlattı.
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Afet Yönetimi ve Deprem Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdür Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Sacit Mutlu, Kuzey Anadolu Fayı örneğinde olduğu gibi fayların birçok ovanın oluşumunda rol oynadığını ve bu ovaların son derece verimli tarım alanları haline geldiğini ifade etti.
Ayrıca fay zonlarında hidrotermal alterasyon sayesinde maden yatakları, şifalı su kaynakları ile jeotermal enerji kaynaklarının oluştuğunu belirten Mutlu, “Afet veya fay denince aklımıza hep yıkım, can kaybı, mal kaybı ve kaotik ortam geliyor. Bizim topraklarımız, dünyanın en bereketli bölgelerinden biri ve bu bereketin büyük kısmı fay hatları sayesinde oluşuyor. Örneğin Türkiye için Kuzey Anadolu Fayı'na bakarsak, birçok ovanın bu fay sayesinde şekillendiğini görürüz. Bu ovalar son derece verimli, tarıma elverişli topraklar, faylar sadece risk değil, aynı zamanda nimet de getiriyor.” dedi.
Van Gölü havzası veya çevresi için ise deprem olmayacağını söylemenin mümkün olmadığını, bölgede fay hatlarının bulunduğunu kaydeden Mutlu, şunları söyledi:
“Fay zonları boyunca hidrotermal alterasyon meydana geliyor; bu da bize maden yatakları, şifalı su kaynakları ve jeotermal enerji sağlıyor. Artık ülkece bu riskleri aşmanın ötesine geçip, kentsel dirençliliği sağlayarak fayların sunduğu bu nimetlerden faydalanmalıyız. Şu anda tüm Türkiye'de il afet risk azaltma planları yürütülüyor. Bunların verimli ve etkili bir şekilde kısa sürede tamamlanması, ileride bu bereketli yönleri daha rahat konuşmamızı sağlayacak. Bu bölgede fay hattı var ve çalışmalarımızda yeni fay hatlarına da ulaşıldı.”





