Van’ın Bahçesaray ilçesi yolunda 2020 yılında meydana gelen ve 42 kişinin hayatını kaybettiği çığ faciasının yıldönümünde uzmanlardan önemli uyarılar geldi. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Afet Yönetimi Uzmanı Doç. Dr. Ali Kılıçer, çığ riskine karşı yerleşim ve imar planlamasının hayati önem taşıdığını vurguladı.
42 KİŞİ HAYATINI KAYBETMİŞTİ
Van-Bahçesaray yolunun 19’uncu kilometresinde 4 ve 5 Şubat 2020 tarihlerinde meydana gelen iki ayrı çığ faciasında 42 kişi yaşamını yitirmişti. Olayın 6’ncı yıldönümünde değerlendirmelerde bulunan Doç. Dr. Ali Kılıçer, çığların Türkiye’de depremden sonra en fazla can kaybına neden olan afet türleri arasında yer aldığını söyledi.
YÜKSEK EĞİMLİ YAMAÇLARDA RİSK ARTIYOR
Çığ riskinin özellikle yüksek eğimli ve bitki örtüsünden yoksun yamaçlarda arttığını belirten Kılıçer, yoğun kar yağışı alan bölgelerde yerleşim alanlarının riskler dikkate alınarak planlanması gerektiğini ifade etti. Kılıçer, eğimi 20 ile 45 derece arasında değişen ve bitki örtüsünün zayıf olduğu alanların ciddi çığ tehlikesi barındırdığını söyledi.
YANLIŞ YER SEÇİMİ FELAKETİ BÜYÜTÜYOR
Çığ tehlikesinin yalnızca meteorolojik koşullarla sınırlı olmadığını dile getiren Kılıçer, yerleşim alanlarının yanlış seçilmesinin riski artırdığını belirtti. Çığ riski bulunan bölgelerin imara açılmasının can kayıplarına yol açtığını kaydeden Kılıçer, afet yönetiminin sadece müdahale süreciyle değil, planlama aşamasıyla ele alınması gerektiğini vurguladı.
RİSKLİ BÖLGELER İMARA AÇILMAMALI
Çığ riskine karşı alınabilecek en etkili önlemin afet öncesi doğru planlama olduğunu aktaran Kılıçer, yerleşim alanları ve ulaşım hatları belirlenirken eğim, kar yükü ve bitki örtüsünün mutlaka dikkate alınması gerektiğini söyledi. Kılıçer, çığ tehlikesi bulunan yamaçların imar dışı bırakılması gerektiğini belirterek, “Çığ sadece doğa kaynaklı bir olay olarak değerlendirilmemeli. İnsanların riskli alanları yerleşime açması, tehlikeyi katlayarak artırıyor” dedi.